
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Kasım 2025 raporuna göre Türkiye, fikri ve sınai mülkiyet hakları alanında tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Uluslararası patent ofisleri sıralamasında 5 basamak birden yükselen Türkiye, ilk kez "Dünyanın En İyi 20 Ülkesi" arasına adını yazdırdı.
Türkiye, "Milli Teknoloji Hamlesi" vizyonu doğrultusunda sürdürdüğü Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarının meyvelerini toplamaya devam ediyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan Kasım 2025 verileri, Türkiye’nin küresel inovasyon ekosistemindeki yükselişini somut rakamlarla ortaya koydu.
Açıklanan verilere göre Türkiye, uluslararası patent başvurularında bir önceki yıl bulunduğu 23. sıradan, 18. sıraya yükseldi. Bu sıçrama, Türkiye'nin sınai mülkiyet alanında tarihinde ilk kez dünyanın ilk 20 ülkesi arasına girmesi anlamına geliyor.
Uzmanlar, bu yükselişi sadece bir istatistik başarısı olarak değil, Türkiye'nin katma değerli üretim ve yüksek teknoloji ihracatı kapasitesindeki artışın bir göstergesi olarak yorumluyor.
Rapor, sadece patent değil, tasarım ve marka tescili alanındaki çarpıcı başarıları da gözler önüne serdi:
Tasarım Başvuruları: Türkiye, endüstriyel tasarım başvurularında dünya 3'üncüsü olarak küresel tasarım dünyasında ana oyunculardan biri haline geldi.
Marka Tescili: Yerli marka tescillerinde ise Türkiye, Avrupa’da 1. sıraya yerleşerek kıtanın en aktif marka üreticisi konumuna yükseldi.
Bakanlık yetkilileri ve sektör temsilcileri, bu başarının arkasındaki en büyük itici gücün Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) olduğunu belirtiyor. 2017 yılında yürürlüğe giren ve yıllar içinde mevzuat uyumu tam olarak sağlanan kanun, şu etkileri yarattı:
Süreçlerin Hızlanması: Başvuru ve tescil süreçleri dijitalleşme ile birleşerek kısaldı.
Hukuki Güven: Yatırımcılar ve mucitler için fikri hakların korunmasında AB standartlarında hukuki zemin sağlandı.
Teşvik Mekanizmaları: TÜBİTAK ve KOSGEB destekleriyle patent başvurularının mali yükü hafifletildi, üniversite-sanayi iş birlikleri patent odaklı hale getirildi.
Bakanlık Değerlendirmesi: "Kasım 2025 verileri, Türkiye'nin sadece teknolojiyi tüketen değil, aynı zamanda tasarlayan, geliştiren ve patentleyen bir ülke konumuna geldiğini kanıtlamaktadır. Tasarımda dünya üçüncülüğü ve markada Avrupa liderliği, Türk sanayicisinin küresel rekabet gücünün arttığının en net göstergesidir."
Ekonomistler, patent ve tasarım başvurularındaki bu artışın orta ve uzun vadede Türkiye ekonomisine doğrudan pozitif yansımaları olacağını öngörüyor. Fikri mülkiyet portföyünün genişlemesi; lisans gelirlerinin artması, yüksek teknolojili ürün ihracatının payının yükselmesi ve uluslararası doğrudan yatırımların (FDI) Türkiye'ye çekilmesi açısından kritik önem taşıyor.
Türkiye'nin bu ivmeyi sürdürerek 2030 yılına kadar patent sıralamasında ilk 10'u hedefleyeceği tahmin ediliyor.